SEN HAYATINDA HİÇ MEKTUP YAZDIN MI ?


Günden güne teknolojinin esiri olduğumuz şu günlerde acaba kaçımız hala mektup yazıyor?
Mektup....Belki biraz komik geldi bu sözcük size..''Bırak Allah aşkına bu devirde ne mektubu ,aman canım  sende''  dediğinizi duyar gibiyim.Evet belki de haklısınız.Bilgisayar,telefon,tablet, vb benzeri teknolojik araçlar iletişim ihtiyacımızı karşılıyor öyle değil mi? Keşke zannettiğimiz gibi olsaydı.İletişim araçları çoğaldıkça birbirimizden uzaklaşıyoruz,kaçımız bunun farkında?
Eskiden nede güzelmiş.Mürekkepli kalemlerle saman kağıdına yazılan o mektuplar..Samimiyetin simgesi o güzelim cümleler..El yazısının o naifliği.Özenle kapatılan o güzelim zarflar.Hele birde o yapıştırılan pullar yokmu.Elle tutulup gözle görülen canım mektupların yerini tutsun bakalım tutabiliyorsa kokusuz,duygusuz o mailler,mesajlar...
Kimse kimseyi kandırmaya kalkmasın.Belki ulaşım hızı yavaştı ama kalıcılığı vardı mektupların.Şimdilerde bir okuma sonrasında bir tuşla gönderdiğimiz çöp kutuları yoktu o zamanlar.Özenle saklanırdı o mektuplar..En kıymetli çekmecelerde, en özel kutularda yerlerini alırlardı.İstenildiği anda çıkarılıp önce dokunulur,sonra defalarca okunurdu da okunurdu.Söylesenize,kaçınız en son birisi için mektup yazdı?
Hayatında hiç mektup yazma zevkini yaşamamış insanlar için...Bence tadın o duyguyu.Alın elinize bir kağıt.Sizin cümlelerinizle,size ait,sizin el yazınızla bir mektup yazın sizin için değerli olan birisine.Samimiyetinizi nakış nakış işleyin o kağıda. Emek verip zaman ayırdığınız o kağıdı katlayın bir güzel yerleştirin zarfa.
Sonra adımlayın bir güzel postane yolunu.Tabi biliyorsanız yolun hangi sokakta olduğunu.İşiniz düşmedi belki bu zamana kadar hiç oraya.İşte bu ilk olsun, yönün daima dönük olsun o rotaya :)
Cüzzi bir ücret karşılığında atın bakalım postanızı kutuya.Sonra postacılar götürüversin güzelim mektubunuzu o güzel dostlara.Ulaştığı anda mektubunuz adrese,sahibinin şaşkınlığını keşke o an size biri gösterebilse.Bu devirde ne mektubu diyerek mektubu  alan  o eller,hiç vakit kaybetmeden bir an önce açmaya meyil ederler.
İşte ilk dokunuş o mektuba.Mesajın,mailin vermediği o sıcak samimiyetle ilk buluşma.Defalarca okunası o güzelim cümleler..
Bu güzel duyguları yaşamak aslında hiç de zor değil. Elindeki telefonu bırak sarıl kalem,kağıda.Bir fincan kahve eşliğinde dök duyguları o mis kokulu kağıda.Şaşırt bir yakınını,farkındalık yarat bu konuda.Haydi mektup arkadaşlığı kavramını yeni baştan yaşamaya...


Süreyya KOCATEPE
14.09.2014

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

33 YAŞIMA...

8 MART NE DEĞİLDİR?

VELADET