33 YAŞIMA...

Şimdi uzak kaldığın gökyüzüne çevir yüzünü. Akışın içinde kaybol, karmakarışıklık sarsın bedenini. Hırçın, zamansız, kimliksiz tavrın aksın damarlarına. Çekildiğini, kaybolduğunu zannettiğin ruhu yerine koymanın zamanı. Serzenişler, yok oluşlar, çıkmaz sokaklar bir kenara. Ruhun tekrar gökyüzü, göğün alabildiği mavilikte yüzüyor her şey. Aynada görünen, deli ruhunun yansıması. Rakseden kelebekleri kovalıyorsun içinde. Ve şimdi sınırsız melodiler aksın içinde. Kainatın en güzel şarkısını yazmaya geliyorsun. Çünkü kaybettiğini zannettiğin ‘sen’ dilindeki en güzel şarkı Bugün ben ölmek için bir kez daha doğdum. Çünkü ben bugün var oldum.33 yıl önce bugün. İşte Güneş o gün neredeyse bugün de yine ayı yerinde. Çünkü Güneş her 33 yılda bir aynı saate aynı yere geliyor. Bu da doğum haritamızda hayata geliş amacımızı sembolize eden Ay düğümlerimizi önemli ölçüde etkiliyor. Her yıl yine, yeniden kendime hatırlattığım cümleleri tekrarlıyorum. Yeni yaşımda; affetmeyi, affetmenin ne kadar güzel bir erdem olduğunu öğrendim. Kırgınlığın, kızgınlığın batağına saplanmanın kolay, çıkmanın ise hayati derecede zor olduğunu. Sevginin ve merhametin ne kadar yüce, kalplere yeten en büyük şifacı olduğunu, Mana aleminin kapısını aralayan en kolay şeyin ölümü her defasında kendimize hatırlatmak olduğunu, Dilden çıkanın telafisinin zor, söylenmeyen sözün ise bir değeri olmadığını, Yaşanmayanın koca bir hiç, tecrübenin ise en kıymetli şey olduğunu, İyi niyetin gayretle birleşince cesaret, cesaretin ise keşfetmeyi tetikleyen en güzel şey olduğunu, Ferasetin bahşedilmiş en yüce hediye, basiretin ise ferasete giden en büyük yol olduğunu, Birlik olmanın güzelliğini ama yalnız olabilme gayretinin getirdiği o sonsuzluk ve güçlü olabilme halini daha çok sevdiğimi, Adaleti sağlamanın oldukça zor, yolunun ise mutlak merhametten geçtiğini, Elde etmenin mutlak yolunun himmetten geçtiğini, yolun ise asla hürriyetten şaşmaması gerektiğini, Bütün bunların ötesinde sınanmanın ne kadar zor, sabrın ise mutlak hak edildiğinde karşılık bulabileceğini. Tüm bunları kalbe sığdırmayı başarabilirsek ancak hakikate yürüyebileceğimizi, ama asla mutlak hakikate biz beşerin şu anki ahval içinde erişemeyeceğini, kurtuluşumuzun hiç şüphesiz daha çok okumak, inanmak ve çalışmaktan geçtiğini öğrendim. Dilerim; gelecek, muhlis insanları karşımıza çıkarır. Dilerim; sonsuz kurtuluşa ermenin birbirimize kenetlenmekten geçtiğini idrak etmekte geç kalmaz, bunun için gereken çabayı hakkaniyet dolu günlerde veririz. Yeni yaşımdan tek dileğim; yaşayan tüm canlılara ve evrene olan saygı çizgisinden çıkmadan yürümek olur şüphesiz. Pişmanlıklarımı ötelediğim, umutlarımı yeniden filizlendirdiğim, sabretmeyi daha çok öğrendiğim, paylaşmayı daha çok bildiğim, affetmeyi gerçekleştirdiğim, yeni şeyleri deneyimleyebildiğim, geçmiş ve gelecek arasında sıkışmadan rahatça nefes alabildiğim, elimde olanın kıymetini bildiğim, olmayanın peşinde ısrarla yürümediğim, sonsuz âlemde değil tam da şu an ’da, olabildiğim yerde aldığım nefese şükredebildiğim yeni bir yaş dilerim. Yeni yaşımda gayretimi, inancımı, sabrımı diri kıl Allah'ım. Bana ışığımı tekrar geri ver. Yolumu rahmet ve merhametinle aydınlat. Yok oluşun eşiğindeyken var olabilme çabasında olanların yolundan eyle. "Hiç olabilmenin ötesinde, hırsın gölgesinde, şeklin esirinde, hakikatin gerisinde kalmaktan koru. Faydasız ilimden, gereksiz bilgiden, cahil insanların şerrinden uzak tut. Bana ışığımı geri ver. Ve bana yine, yeniden Güneş'in kızı olmayı nasip et. ✨ Süreyya 18 Agustos 2023

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

8 MART NE DEĞİLDİR?

VELADET