KAYBETTİĞİMİZ DEĞERLERİMİZ VAR OYSAKİ
Zamana yenik düşen değerlerimiz var bizim.Unutulmaya yüz
tutmuş değerler. İnsanlık namına kurtarılmayı bekleyen değerler..Pervasız geçen
zamana karşı direnemeyen değerler...
Teknolojinin kurbanı olduğumuz günden beri bir çoğunun gözünün yaşına bakmadan silip
attığımız değerler...Yitirince ancak kıymetini anladığımız,zaman zaman özlem
duyduğumuz değerler...Akıp giden zamana inat bir çoğuna karşı fütursuz
olduğumuz değerler..Gelecek nesillerin asla ve asla varlığından haberdar bile
olamayacağı değerler.
Uzun kış gecelerinde merakla dinlenen hikayeler
vardı,şimdilerde oyuncak niyetine yanımızdan ayırmadığımız bilgisayar ve tabletlere
inat. Saman kağıdına zaman ayrılarak yazılan mektuplar vardı, tek tuşla
gönderilen maillere inat. Yüz yüze samimi görüşmeler vardı,
aramaya bile üşendiğimiz telefon
tuşlarına inat. Hep birlikte zevkle izlenen açık hava sinemaları vardı,kapalı
karanlık ruhsuz bilmem kaç boyutlu sinemalara inat. Köy kahveleri vardı,abuk
subuk isimle zikredilen kafelere inat.
Köy odaları vardı,büyük toplantı salonlarına inat. Kütüphaneler dolar
taşardı,playstation salonlarına inat..
Vardı da vardı işte...Özlem duyduğumuz çok şey var. İletişim
araçları çoğaldıkça günden güne birbirimizden uzaklaştığımız günlerimiz var
daha ne olsun. Paylaşma ruhunu çoktan unuttuğumuz,sohbet etmenin zevkini
yaşayamadığımız geçip giden zamanlarımız var. Aynı evin içinde bile
görüşmediğimiz insanlar var. İşimiz düşmeyince arayıp sormaya dahi tenezzül
etmediğimiz dostlarımız var. Elini öpmek yerine sıkmayı tercih ettiğimiz
büyüklerimiz var. Ziyaret kavramını unutmuş yeni yetişen nesillerimiz var.
Akrabalarını tanımayan gençlerimiz var.
Yaşama amacını bilmeyen insanlar var. Selam vermeyi unutmuş başlar var.
Tebessüm nedir bilmeyen yüzler var. Samimiyet kokmayan ortamlar var. Birbirini
satan kişiler var.
Ne oldu bize sahi?Zaman mı değiştirdi bizi,yoksa biz mi ayak
uydurmak istedik kendilerine. Yaptığımızda daha medeni olacağımızı
zannettiğimiz tercihlerimiz mi bizi mutsuz eden şimdilerde . Hani daha entel
görünmek için mi bunca çaba. Yoksa teknolojiye köle olduğumuzun apaçık bir
resmimi bu çözülemeyen karmaşa. Gerçek
ne sahi?Bizi bizden uzaklaştıran tüm bu anlamsız şeylere çoktan boyun eğişimizmi?
Özlem var eskiye,hasret var. Bizi biz yapan değerlerin yitip
gittiği günler var.Birbirimizden daha da uzaklaşacağımız bir gelecek bizi beklemekte ayakta dimdik. Artık
ne bir ses, ne bir nefes. Mesaj bile çekmeye üşendiğimiz bu vakitte,kapı zili
çalıp ziyaret etmenin tarihe karışacağı
geleceğe yürüyoruz bir hevesle. Bir fincan kahvenin artık kırk yıl hatrı bile
kalmayacak belkide.
Herşeyin iş,herşeyin eğlenceden ibaret olduğunu
zannettiğimiz şu günlerde elinden tutup sahip çıkılmasını bekleyen ne çok değer
var oysaki. Günden güne boynu bükük kalan değerler..Köşeye atılan sahip
çıkılmayı beklenen değerler.Hatırlandıkları vakit bize bize olmayı yeniden
öğretecek değerler..
O zaman bu değerlerin birinin elinden senin birinin elinden
de benim tutmamın vakti çoktan geçmeden hadi iş başına. Herşey insanlık namına.
Aslında herşey daha mutlu olma adına. Saygı adına,düzen adına,birlik ve
beraberliği diri tutmak uğruna...
Süreyya KOCATEPE

Yorumlar
Yorum Gönder