DOĞU EKSPRES TRENİ İLE KARS'A YOLCULUK/BİR TREN GÜNLÜĞÜ

BİR TREN GÜNLÜĞÜ
Gidersin…
Uzaklaşırsın…
Nereye gidersen git, içinde tuttukların her zaman seninledir bunu unutma. Hayatın karmaşasından kendine vakit ayıramadığın zamanlarda en güzel şey uzun yolculuklar değil midir? Yollar uzadıkça, iç sesinle muhakemende bir o kadar basit oluyor. Kaçacak yerin kalmadığındandır belki de bu kolaylık. Gözlerin yol çizgilerini saliselik dilimlerle keserken, içinde susturamadığın binlerce kelimenin ardı sıra anlamlı ve zorlayıcı cümleler oluşturarak kalbinin kapısına dayanmasına karşılık, verecek cevabı olmalı insanın.
İşte uzun zamandır istediğim ama sürekli ertelediğim bir yolculuktu Doğu Ekspres Treni ile Kars yolculuğu benim için. Belki rota Kars’ı gösterse de önemli olan o tren yolculuğunu deneyimlemekti. Yaklaşık 20 saatlik yolculuk boyunca geçmiş yılın sorgulamasını yaparken, kapıyı çalan yeni yıl için bazı şeylerin planlanması konusunda bulunmaz bir zaman dilimi oluşturdum bu yolculukta kendime. Tarifsizdi, ömrüm boyunca yaptığım bütün yolculuklardan farklıydı. 


Şimdi gelelim yolculuğun detaylarına;
Rota: -Ankara-Kırıkkale-Kayseri-Sivas-Erzincan-Erzurum-Kars
Tren her gün Ankara’dan 18.00’de, Kars’tan 08.10’da kalkıyor. Yolculuk süresi yaklaşık bir gün sürüyor.
Bilet Çeşitleri:
Trende 3 farklı türde vagon bulunmakta.
1.     ---Pulman adı verilen yani normal koltuklu vagonların olduğu bir vagon var. Burada her sırada 2 adet çiftli, 1 adette tekli koltuklar bulunmakta. Ama endişe etmeyin. Oturma mesafeleri oldukça geniş. Otobüs yada uçak koltukları ile kıyaslamayın. Yolculuk süresinde oldukça rahat edeceksiniz.
2.    -- Örtülü kuşetli adı verilen, 4 kişinin oturarak gittiği, aynı zamanda yatak olabilen koltuklardan oluşan bir oda bulunmakta. Nevresim takımları yolculuk başladıktan sonra dağıtılıyor, yatağınızı kendiniz yapıyorsunuz. Temizlik konusunda tereddüt yaşamayın.  Nevresim takımları oldukça temiz.
3.     ---Yataklı vagon adı verilen içerisinde iki kişinin seyahat edebileceği, masa, buzdolabı, elbise askısı, lavabonun bulunduğu odalardır. Dönüş yolculuğunda yataklı vagonda tek başıma seyahat ettim. Konfor üst düzey. Yolculuk başladıktan sonra içecek, çikolata, kraker ve havlu dağıtımı yapılıyor. Ayrıca nevresim takımları yatağa serili vaziyette. Eşyalarınızı yerleştirir yerleştirmez dinlenmeye başlayabilirsiniz.







Trende kaldığım vagonun koridoru


      
      Bilet fiyatları ve vagonlar:
    
    Yukarda bahsettiğim 3 farklı türde olan vagonlarda bilet fiyatları birbirinden farklı tabiki de. Gidiş yolcuğunda örtülü kuşetli vagonda bilet bulabildim ve odayı başka şehirlerden gelen 3 farklı arkadaşımla paylaşmış oldum. Dönüş yolculuğunda büyük bir şanslılıkla yataklı vagonlardan yer buldum ve tek başıma seyahat ettim. Her iki vagonunda bana kattığı şeyler çok güzeldi. İki türlü yolcuğunda keyfini tatmış oldum. Gelgelelim bilet fiyatlarına;
     Örtülü kuşetli vagonda bilet fiyatları kişi başı: 61 TL, yataklı vagonu iki kişi paylaşırsanız kişi başı 96 TL, tek başınıza kalmak isterseniz de odayı tamamen kapatıp 116 TL ödemek zorundasınız. Fiyatlarda değişiklik TCDD’nin belirlediği standartlara göre de değişmektedir. Yaş, grup ve meslek statülerine göre bu fiyatlar farklılık gösteriyor. Detaylı bilgileri TCDD’nin sayfasından öğrenebilirsiniz.
     
     Vagon iç detayları:
    Şimdi gelelim vagonların iç detaylarına. Başta söylediğim gibi temizlik açısından sıkıntılı bir durum yok. Her vagon başında ve sonunda tuvaletler bulunmakta. Paylaşımlı şekilde kullanmak zorundasınız. Lavabo içerisinde hijyen sağlayacak her türlü (peçete, tuvalet kağıdı, sabun vs)  ürün bulunmakta. Bu nedenle onları yanınızda yük etmenize gerek yok. 
    Oda içerisinde 2’şer adet priz bulunmakta. Size tavsiyem yanınızda üçlü priz götürmeniz. Çünkü birden fazla insanla kuşetli odaları paylaşmak zorunda kalırsanız aynı anda herkesin elektronik eşyalarını şarj etmesi gerekebilir. Sıkıntı yaşamamak adına siz yanınızda uzantılı priz götürün. Ben götürmüştüm, bu nedenle çok işime yaradı. Pulmanlı vagonlarda priz yok aklınızda olsun.
     Kompartman sıcaklığı konusunda endişe etmeyin. Oda sıcaklığı maksimum 27 derece olacak şekilde ayarlı ve tüm yolculuk boyunca bunu yükseltmek ya da düşürmek sizin elinizde. Kış mevsimi olmasına rağmen oldukça sıcaktı.
     Oda içerisinde 2 adet aydınlatma, bir adet gece lambası bulunmakta. Gece yada gündüz şartlarına bağlı olarak istediğiniz gibi kullanabilirsiniz. Kuşetli ve yataklı vagonlarda üstte yatmak zorunda kalırsanız minik bir adet merdiven var. Onunla üst kata rahatlıkla çıkabilirsiniz. 

Benim kaldığım örtülü kuşetli vagon

Yeme/İçme
Gelelim yemek konusuna. Trende bir adet kafeterya bulunmakta. Çorba, tavuk vs yemekler var. Kahvaltıyı da yaklaşık 10tl karşılığında yapabiliyorsunuz. Ama benim tavsiyem kesinlikle yanınızda yemek götürmeniz. Hatta işi biraz abartarak(gizli şekilde kullanmak koşuluyla) kahve makinası götürebilirsiniz. Tüm yolculuk boyunca sınırsız şekilde istediğiniz sıcak içeceği tüketmeniz çok kolay oluyor. Hele ki yataklı vagonda tek başınıza seyahat ediyorsanız krallar gibi keyif yaparsınız benden söylemesi. Yaptım, biliyorum. Onun dışında kuru gıdalar götürün. Bisküvi, kraker vs. Trende fiyatlar normal market fiyatlardan daha pahalı. Dışardan alışveriş yapıp trene binmek daha mantıklı. Birçok insanda öyle yapıyor zaten. Bunların dışında Erzurum’a yaklaşmadan Cağ kebabı siparişi verebilirsiniz. Biz Erzurum garına yaklaşmadan önce internette bulduğumuz bir telefondan cağ kebabı ve içecek sipariş ettik. Onlar zaten çok alışkınlar. Vagon numaranızı söylüyorsunuz, siz gelmeden önce hazır edip getiriyorlar. Hava sıcaklığı göz önüne alınırsa kebaplar biraz soğuk geliyor. Bir cağ dürüm, bir ayran fiyatı bizim sipariş ettiğimiz yerde 20tl’ydi. Fiyatlar yaklaşık olarak birbirine yakın.


İstasyonlar-Yolculuk Süresi
Tren küçük duraklarda maksimum 2-3 dk, büyük şehir duraklarında ise yaklaşık 15dk duruyor. Bu birazda yolcunun durumuna bağlı olarak değişiyor. Örneğin dönüş yolcuğunda gece Sivas’ta yaklaşık 45 dakika bozulan bir vagonun değiştirilmesini bekledik. Bu nedenle iniş saatiniz değişebilir. Gidiş ve dönüşte yaklaşık 1,5 saatlik bir gecikme ile ineceğimiz yere vardık.
Erzurum Tren Garı


Konaklama:

DSİ Misafirhanesinde konakladığım oda
Ben Devlet Su İşleri’nin misafirhanesinde kaldım. Oldukça temiz ve güvenliydi. Zaten akşam 20.00 civarında Kars’ a inmiş oluyorsunuz. Uygun bir taksici ile anlaşırsanız sizi güvenli bir şekilde kalacağınız otele götürebilir. Gitmeden önce öğretmenevini tavsiye edenlerde olmuştu. Fakat yoğunluktan dolayı yer yoktu. Bütçenize uygun olarak çok sayıda konaklayacak otel bulmanız kolay. Fakat şu uyarıyı yapmadan geçmek istemiyorum. Son zamanlarda oldukça popüler olan Doğu Ekspres treni ile Kars’a yolculuk yapan insan sayısı artınca Kars halkı da bunu fırsata çevirerek bazı otellerin fiyatlarını artırıp hatta Euro olarak ödeme almaya başlamışlar. Aynı şekilde ulaşım konusunda taksicilerin tavrı da buna benzer. Mutlaka pazarlık edin, kandırılmayın.



Ulaşım:
Kars merkezde ulaşım sağlamak oldukça kolay. Zaten her yere yürüyerek gidebilirsiniz. Ancak gezilecek mekânlar (Ani Harabeleri, Çıldır Gölü vs) için mutlaka bir ulaşım aracına ihtiyacınız var. Ben Kars’ta iki gece konakladım. Zaten trende indiğim akşam direk dinlemek için otele gittim. Ertesi gün sabah çok erkenden uyanarak bütün günü değerlendirip gezmek istediğim her yeri gezdim. Trenden inmeden önce kuşetlide seyahat edip yolculukta tanıştığım 3 arkadaşımla birlikte plan yaptık ve gezilecek mekânlar için birlikte taksi kiralamaya karar verdik. Çünkü bir günde bu bahsettiğim yerleri gezip, ekstradan Kars şehir merkezini görmeniz biraz zor olabilir. Eğer vaktiniz kısıtlı ise kesinlikle taksi ya da araba kiralayıp gezmenizi tavsiye ederim. Kişi başı 65tl’ye(toplamda 260tl)’ bir taksici ile anlaştık.
Tren garından otele ulaşım, Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü için tek bir taksici ile anlaşıp zamanı en verimli şekilde kullanmaya gayret ettik.


Görülmesi Gereken Yerler:
Ani Harabeleri:
Bir gün önce bizi otele getiren taksici ile sabah saat 07:30’da bizi otelden alması için anlaştık. Anlaştığımız saatte taksici bizi otelden aldı. Yanımıza yiyecek aldık, zamandan tasarruf etmek için yol boyunca atıştırarak gittik. Ani Harabelerini gezmek yaklaşık 3 saatinizi alıyor. Eğer fotoğraf ve video çekmeyi seven biriyseniz 3 saat size bol bol yetecektir. Size tavsiyem gitmeden Ani Harabeleri ile ilgili mutlaka bilgi edinmeniz. Çünkü gezerken size rehberlik edecek birileri olmayabilir. Gezdiğiniz yerler hakkında önceden edindiğiniz bilgiler sayesinde daha anlamlı bir gezi yapabilirsiniz. Kesinlikle görülmesi gereken bir yer diye düşünüyorum. 




Yüzyıllardır birçok uygarlığa ev sahipliği yapan birçok savaşa tanıklık eden bu yer, bir zamanlar bölgenin en önemli merkezlerinden biriymiş. ‘1001 Kilise Şehri’ olarak da anılan Ani’de bugüne kadar 40 kilise, şapel ve anıt mezarı olduğu tespit edilmiş.
Burası Kars’a yaklaşık 50km uzaklıkta. Türkiye-Ermenistan sınırına yakın Arpaçay nehri kenarında bulunan kent Ermeni Bagratuni hanedanlığı döneminde önemli bir kültür merkeziymiş. Şimdilerde UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’sinde yer alan Ani Harabeleri 2011’den beri yapılan kazı ve restorasyon çalışmaları ile tekrar ayağa kaldırılmaya çalışıyor. Gezi sırasında yapıların ciddi zarar gördüğüne şahitlik edeceksiniz.


Ermenistan Sınırı


Ani Harabeleri'ne giriş kapısı


Ani Harabelerine giriş ücretli. Giriş ücreti 8tl. Eğer yanınızda müze kartınız varsa ücretsiz olarak gezebilirsiniz.
Erken gitme konusunda şu avantajları sıralamakta mümkün. Son zamanlarda çok fazla insanın Kars’a gelmesi ve öncelikle ilk görmek istediği yer Ani Harabeleri olduğu için ne kadar erken giderseniz sizin faydanıza. Çünkü genellikle tur şirketleri insanları buraya getiriyor ve bir anda akın akın insanlar görebiliyorsunuz. Bunun önüne geçmek, rahat rahat fotoğraf çekmek istiyorsanız erken vakitte gidin derim.



Ani şehri genel görünüş




Ani Katedrali
Aziz Gregor Kilisesi



Aziz Gregor Kilisesi











Çıldır Gölü/Ardahan
Yaklaşık 3 saatlik Ani Harabeleri gezisi sonrasında bizi dışarda bekleyen aynı taksi ile rotayı Çıldır Gölü’ne çevirdik. Ani Harabeleri ve Çıldır Gölü arası yaklaşık 1, 5 saate yakın sürüyor. Bu mevsim şartlarına göre değişiklik gösterebilir. Yollar karlı ve buzlu ise daha uzun sürebilir. 1.5 saatlik yolculuk sonrasında Çıldır Gölü’ne geldik. Biraz hayal kırıklığına uğradık desek yanlış olmaz. Çünkü biz gezimiz boyunca Kars’ta hiç kar görmedik. Halkın söylediğine göre ise Nisan ayındaki hava sıcaklığına yakın bir sıcaklık olduğuydu. Bu nedenle göl buz tutmuştu ama kar olmadığı için kızağa binme şansımız olmadı. Biraz video ve fotoğraf çektikten sonra taksiye binip Kars merkeze doğru hareket ettik. Yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonrasında saat 15.00 civarında merkeze inmiş olduk. Taksilerin birçoğunda post cihazı var. Taksi ücretini ödedikten sonra merkezi gezmeye başladık.



Donmuş Çıldır Gölü

Gölün genel görünümü





Kars/Merkez

Kars Kalesi
Merkeze indikten sonra hava kararmadan görmek istediğimiz yerlerin başında Kars Kalesi vardı. Şehrin içinde kime sorsanız gösterir zaten. Yaklaşık 15dk’lık bir yürüyüşten sonra Kars kalesi göründü. Kale oldukça dik. Biz yarısına kadar çıktık birkaç fotoğraf çektik. Eğer tamamını görecek olsak hava kararacak, şehri gündüz gezemeyecektik. Bu nedenle tamamına çıkış şehri tepeden göremedik. Vaktiniz varsa çıkmanızı tavsiye ederim.


Kars Kalesi





    
Fethiye Camii
Camii Kars ile merkezinde. 19yy’ın başlarında Rusya’nın Kars’ı işgali sırasında kilise olarak yapılmış. Kars’ın kurtuluşundan sonra da camiye çevrilmiş. Yapının ibadet mekanı camiye çevrildikten sonra kısmen onarılmış ve büyük ölçüde orijinalliği kaybetmiş.
Günümüzde cami olarak kullanılan bu yapıyı kesinlikle görmenizi tavsiye ederim. Mimari olarak günümüz camilerinden gerçekten farklı.


Havariler Kilisesi
Kilise Kaleiçi Mahallesinde yer alıyor. Mimari açıdan Selçuklu kümbetlerine benziyor. Bu nedenle de günümüzde Kümbet Camisi olarak isimlendirilmektedir.  Yapımı 932-937 yılları arasında yapılmış. Camiye ise 1064 yılında çevrilmiş. 1877-1878 yılları arasında ise Rum Ortodoks Kilisesi olarak kullanılmış. Havariler ismini ise kubbenin altında bulunan Havari figüründen alıyor. Kilisenin yapımında taş bloklar ve moloz taşlar kullanılmış. Kesinlikle görmenizi tavsiye ediyorum. Zaten Kars Kalesi’ni ziyaret ederseniz yolun sol tarafından kalıyor.


Havariler Kilisesi


Baltık Mimarisi-Binalar-Sokaklar
Şehir adeta yabancı bir film setindeymişsiniz gibi hissettiriyor size kendinizi. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında şehre Ruslar hâkim olmuş, kaldıkları süre boyunca da harika yapılar inşa etmişler. Baltık mimarisi yapılarında daha çok bazalt taşı ve andezit taşı kullanılmış.
Şehir merkezini gezerken en çok gözünüze çarpacak olan ve hayran kalacağınız yapılarında başında Eski Vali Konağı’nın hemen karşısında olan Defterdarlık binası karşınıza çıkacak. Cumhuriyetin ilanından sonra Kars Valilik binası olarak kullanılmış. Daha sonra restore edilerek defterdarlık binası haline gelmiş. Hala da bu şekilde kullanılmaktadır.
Gözünüze çarpan bir diğer binada Kars Sanayi ve Ticaret Odası binası. 19.yy’da inşa edilen bu bina tamamen kesme bazalt taşından inşa edilmiş. Bu binanın bir özelliği Atatürk tarafından ziyaret edilmiş olmasıdır. Hava karardıktan sonra ışıkların bu binaya kattığı o güzelliği görmeden sakın şehri terk etmeyin. Türkiye'de olduğunuza inanamayacaksınız. 


Kars Defterdarlık Binası



Şehrin akşam görüntüsü


Kars’ta ne yenir? Hediyelik peynir,bal nerden alınır?
Kars’a gitmişken meşhur kaz etinin tadına bakmadan dönmek ayıp olurdu sanırım. Şehir merkezini yaklaşık 2 saat gibi bir sürede tamamladıktan sonra akşam yemeği için Kars Evi Restoran’a doğru yol aldık. Şunu belirtmemde fayda var. Kaz eti pilav üzerinde porsiyon olarak geliyor. Fiyatı 50tl. Ama kesinlikle 2 kişiye yetecek büyüklükte. O yüzden 1 siparişi iki yiyebilirsiniz. Onun dışında yöresel yemeklerden olan hengel ve pitinin tadına da bakabilirsiniz.
Kars’ gelmişken almadan dönülmemesi gereken bir diğer şeyde Kars peynir(kaşar peyniri). Bunun için merkezde oldukça fazla dükkân bulunmakta. Biz peynir alma konusunda çok fazla insana dükkân sorduk. Hepsinin ortak cevabı dükkânlar arasında çok fazla fark olmamasıydı. O yüzden esnaf bir abimizin tarifi üzerine kendimizi bir peynir dükkânında bulduk. Güler yüzlü genç bir arkadaşımız şehir dışından geldiğimizi duyunca oldukça ilgilendi. Bütün peynirlerin tadına baktık. Aynı şekilde kendi üretimleri olan ballardan da tattırdı bize. Kaliteye göre fiyatlarda değişiklik gösteriyor. Eski ve yeni kaşar olarak çok fazla çeşitte kaşar peyniri var. Tadımlık bile olsa mutlaka alın derim. Gerçekten oldukça lezzetli ve markette satılan ürünlere göre çok hesaplı.


Dönüş Yolculuğu

Kars Tren Garı
İki günlük konaklama sonrasında ertesi gün sabah 08.00’de trene yetişmek için otelden ayrıldık. 07.30 civarında Kars Tren Gar’ına geldik. İlk geldiğimizde akşam saatine denk geldiği ve hava yağmurlu olduğu için garı gezememiştik. Bu nedenle trenin kalkış saatinden önce gara varmamızla birlikte birkaç fotoğraf ve video çekip Doğu Ekspres yolculuğunun son istasyonu olan Kars Tren Gar’ında anıları ölümsüzleştirdik.



Kars Tren Garı




Garda yolcu almayı bekleyen bir garip tren
Yataklı vagon


   Kars gezisi ile ilgili şahsi görüşlerim

Kesinlikle ama kesinlikle geç kalınmış bir yolculuktu benim için. Belki son istasyonun Kars olması şehri popüler yaptı. Ama buna bağlı kalmayarak Erzurum’da inip orayı da gezebilirsiniz. Tabi kış sporlarına merakınız varsa bir iki gün daha kalıp Sarıkamış’ı görmenizi tavsiye ederim. Benim vaktim kısıtlı olduğu için Kars’ta 2 gece 1 gündüz kalabildim. Vaktinizi güzel kullanırsınız birçok mekânı görme fırsatınız olur. Böyle gezilere kesinlikle normal vaktinizdeki konforu aramayın. Yemek ve uykunuzdan feragat edin. Böylece planladığınız şekilde güzel vakitler geçirebilirsiniz.
Böyle bir planınız varsa ve daha önce benim gibi hiç tren yolculuğu yapmamış iseniz kesinlikle bu güzel macerayı deneyimleyin derim. Ne uçağa, ne otobüse nede vapura benziyor bu yolculuk. Bu zamana 16 ülke gezdim, Türkiye’de onlarca şehir gezdim ama hiçbir yolculuğumda bu trende yaşamadığım hisleri yaşamadım.




Kendinize vakit ayırın ve bu yolculuğa çıkın. Tek olma konusunda bence tereddüt etmeyin. Bu uzun yolculuk boyunca o kadar güzel insanlarla arkadaş oluyorsunuz ki, bambaşka bir deneyim. İç sesinizi dinleyin, Türkiye’yi keşfedin. Tren penceresinden bambaşka bir coğrafya görüyorsunuz adeta. Çünkü ülkemiz o kadar güzel, o kadar özel ki. Kendinize bir iyilik yapın ve bu yolculuğa tek başınıza çıkın. Uzun süredir kendinize ayıramadığınız vakti bu trende ayırdığınız zaman düşünmek için bol bol vaktiniz olacak. 





    Ve yolculuk bittiğinde inanın hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Aldığınız yeni kararlarla birlikte daha da olgunlaşmış daha da büyümüş olacaksınız. Kısacası yeni bir sen olacaksın. 




Hadi kalk ve kendine güzel bir yolculuk armağan et. Bu güzel macerayı sakın erteleme. Unutma ki yarının garantisi yok. İnsan en güzel kendini yolda keşfediyor. Yeni bir sen tanımaya hazır mısın? Hazırsan Doğu Ekspres Treni seni bekliyor.
01.01.2018
Doğu Ekspres Treni
Süreyya KOCATEPE

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

33 YAŞIMA...

8 MART NE DEĞİLDİR?

VELADET