Kayıtlar

2015 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

'ZOR KADIN'

Resim
Bazı kadınlar zordur. Ulaşılması güç, anlaşılması zor, elde edilmesi imkansız görünürler. Dışardan görünenin tam aksine ne istediğini bilen kadınlar, ‘zor kadın’ olarak nitelendirilebilir. Özellikle belli bir yaş sınırını geçtikten sonra, bu ‘zor kadın’ tanımlaması bazılarının üzerine zarif bir kıyafet gibi yakışır. Duruşu asil, beğenisi yüksek, albenisi fazla… Peki neden insanlar,  bazı kadınları ‘zor kadın’ olarak nitelendirir? Çünkü ‘zor kadınlar’; -İnce düşünürler. Olayları en ufak ayrıntısına kadar  analiz edip, sonunun nereye gideceğini bilmek isterler. Bu nedenle karşısındaki insandan da aynı titizliği göstermesini talep ederler. Hassasiyeti bu yönde göstermeyen insanlar için ‘zor kadın’ ile başa çıkmak sorun gibi görünür. -Detaycıdırlar. Her konuda özenli yaklaşım isterler. Aceleye gelen hiçbir işten hoşlanmazlar. Yapılan şey en iyisi olana kadar pes etmezler. Karşısında zorluklarla mücadele edecek karaktere sahip  olmayan insanlar için ‘zor kadı...

'VE ZAMAN'

Resim
'İçinde bulunduğun anın kıymetini bil!' Geçen geçmişe çok yandığımız, daha gelmeyen gelecek için kaygılanmadan duramadığımız, yaşadığımız anı tamda hissettiğimiz gibi yaşayamadığımız bir günden daha merhaba herkese. Çizginin ortasında, belki de bitişe çok yaklaşmışken, her saniyesinin kıymetli olduğunu sürekli kendimize hatırlatıp durduğumuz fakat hep hatırda kalan bir günü daha uğurlamaya yaklaştığımız bu vakitlerde, henüz batan güneşin kararttığı bir gecede, doğacak güneşi görmeden henüz, kendimizi sorguya aldığımız gecenin derinindeyiz yine… ‘Ah bizim bu evhamlarımız’  dediğimiz ve kendimize kızdığımız bir gece yine bu gece, tıpkı diğer geceler gibi. Bu cümleyi kurarken bile geriye getiremediğimiz en az beş saniyenin daha acısı içimize oturdu gibi. Çok tanıdık bu haller… Her gün yaşadığımız, değiştirmek için çok çaba sarf ettiğimiz, kimimizin başarıya ulaşmak arzusuyla gayret gösterdiği, kiminin daha hemen yolun başında iken pes ettiği, kiminin pişmanlıkları yüzün...

VE KADIN...

Resim
Özel varlıktır kadın. Tüm yaşamın ağırlığını taşıyabilecek kadar kuvvetlidir. Sebepsiz yere de ağlar.  En dayanılmayan yerde azmedecek kuvvete, bıkmadan hayata tutunabilecek kudrete sahiptir. Nankörlük yapan evladı bile olsa dayanabilecek azme sahip varlığın adıdır kadın. Beyninin duygularını en iyi şekilde kontrol eden ve tek başına mücadele edebilecek kudretin bahşedildiği özel yaratıktır. Merhamet duygusunun ne demek olduğunu en iyi bilen varlıktır kadın. Karşılıksız sevgiyi en iyi yaşayan, gerekirse hep affeden taraftır. Susmayı iyi bilir, acıya dayanmasını iyi öğrenir. Duygusaldır kadın. Tek bir damla gözyaşı kimi için dünyaya bedelken, kiminin umrunda olmayan naiflikte ağlayan varlıktır. Haykırarak ağlamayı istese de, susarak ağlamayı öğrenir hep. Susar kadın.   Söz dilinin ucuna kadar gelir, yine de susar. Güler kadın, kahkahadan uzak, hafif bir tebessümle, rahatsız etmeden naifçe..Tebessümünün arkasında bir hayat daha saklıdır. Katlanır kadın. Her türl...

İKİ ÇİZGİ ARASINDA

Resim
‘’Ol’’ der ve emriyle yaratılırsın. Göz açarsın, canından ayrılırsın. Kanıyla beslendiğin sahibinden ilk kopuşun olur bu. İlk göz açış, ilk ayrılış… Zaman geçer, emeklediğin her an heyecan yaratır. İlk kez kendi mücadeleni verirsin. Attığın ilk adım, hayata attığın ilk adımın olur. Tek oluşun, tek başına mücadelenin ilk adımıdır aslında. Zaman geçer, konuşmaya başlarsın. Dudağından dökülen ilk sözcükler özgürlüğün olur. Fikrini, kendini ifade etmenin ilk kıpırdanmalarıdır. Zaman geçer, büyürsün. İnsan tanırsın. Sosyal hayata atım attıkça hayatına giren ve çıkan insanlar değişir. Bu değişim süresince yaşadığın tecrübe ve edindiğin bilgiler kazancın olur, ilerisi için sağlam adımlar atarsın. Zaman geçer, hayatına daimi giren ve çoğalan  insanlarla olan paylaşımların güçlendirir seni, güven duymanın ve paylaşmanın zevki hayatına anlam kattıkça, var oluş amacını daha çok sorgular, paylaşmanın verdiği mutlulukla hayatına devam edersin. Zaman geçer, hayatından insan çıkarır...

‘’HAYAT BİR GÜN, O DA BUGÜN’’

Resim
Mutsuzluk! Tek kelime,fazlasıyla rahatsız edici. Son yıllarda insanlık olarak yaşadığımız ve üstesinden gelmek için en çok çaba sarf ettiğimiz duygu durumundan bir tanesi. Hayata tutunma, hayatı anlamlı kılma, var oluş amacımızı sorgulama adına attığımız her  bir adımda bizi bir adım  daha geriye götüren içinde bulunduğumuz ruh hallerinden bir tanesi, belkide en önemlisi. Mutsuzluk, kendini saklamayı iyi becerebilen bir duygu durumu değil. Buda insanların işini aslında zorlaştırabiliyor. Mutsuzken bu durumu etrafınızdan saklamanız hiç de kolay değil. Peki mutsuz olduğumuz nasıl mı anlaşılıyor? İşte mutsuz insanların en belirgin özellikleri; 1-Yıkamadıkları tabularla doludur mutsuz insanların hayatları. Başına ne gelirse gelsin, yaşadıklarını tamamen kaderden sorumlu tutarlar. Yaşadıkları her olumsuz olaydan sonra kendilerinin seçilmiş kurban olduğunu iddia ederler. Sabit düşünce ve fikirleri onları bir adım ileriye götürmez. Mutsuz insanların kendi kabuğuna çekildiklerini...

SURETSİZ İMZA

Resim
SURETSİZ İMZA Kafasında cevaplayamadığı sorular saklandığı yerden  çıkıp, yine beynini kemirmeye başlamıştı. Sevemiyordu bu halini. Atmak istese de bir türlü kurtulamadığı düşüncelerle kurduğu bu samimiyete anlam veremiyordu bir türlü. Kafası dağılsın diye , aynı zamanda da almak istediği bir kaç kitabı da aradan çıkarmak için ağır adımlarla çıktı evden. Dönemeçli olan bu dış merdivenden inerken her seferinden zorlanırdı. Takılıp düşmekten korkardı hep. Sessizdi mahalle o gün. Kestirmeden olsun diye, yolun karşısına geçerek''Zincirli Sokak'' a girdi. Yıllardır esnaflık yapan Halil amcanın dükkanının önünden geçerken selam verdi. Bu sefer çayını içeçek zaman yoktu. O yüzden hızlıca selamını verip yürümeye devam etti. Halil amca altmışüç yaşında tonton, tebessüm ettiği zaman dökülen dişlerinden utanarak saklamak istercesine ağzını mümkün olduğu kadar kapatarak gülmeye çalışan bir ihtiyardı.Yıllar yılı mahallenin çocuklarına elma şekeri ve pamuk şekeri yapıp satmışt...

MADALYONUN DİĞER YÜZÜ

Resim
Nefes nefese çıktı ahşap merdivenleri. Tırmanmakta zorlandığı merdivenler aşılması güç bir engel oldu sanki o gün ona. Tüm gücüyle son basamağı da çıktıktan sonra ince detaylarla işlenmiş ahşap kapının kolunu tuttu ve var gücüyle kendini odaya attı. Hıçkırıklarında boğulacaktı sanki. Zaman durmuştu adeta onun için. Destek bulmuş gibi adeta, bedeni bir süre kapıya dayalı kaldı. Gücü kalmamıştı artık, yavaş yavaş yere çöktü,soğuktu. biraz da olsa dinmişti hıçkırıkları. Sessiz sessiz ağlamayı sürdürürken gözleri beyaz kireçle boyanmış tavana kaydı. Gökyüzü yapmıştı orayı geçen yıl, fosforlu yıldızlar ve ay ile donatmıştı odasının tavanını. Her gece başını koyduğunda yastığa, önce evrende bir geziye çıkıyor, ayın ve yıldızların o muhteşem güzelliğini izliyor,sonra göz kırpan bir yıldızın ardından uykuya dalıyordu. O gün diğer günlerden farklıydı oysaki. Tavanında kendi yarattığı mucizevi gökyüzü kararmıştı oysaki. Ne ihtişamlı ışığıyla ay, ne de göz kırpan bir yıldız vardı. Durdu bir an,...

2015 GELDİ,BAŞIMIZ GÖĞE ERDİ ÖYLEYSE!

Resim
Ne yaşadın geçen bir senede,sana ne kattı, senden ne götürdü, sen ders çıkarabildin mi?Bence bu gece üzerinde en çok durulması gereken konu başlıkları bunlar olmalı. Eğlence,zevk,dans,yemek vb kavramların dışında en çok sorgulanması gereken konular bunlar diye düşünüyorum. Ömrümüzden bir yılı daha geride bırakmanın hayatımızda ne kadar önem teşkil ettiği üzeri nde durulmalı bence. Geçen bir yılda neler yaptık, insanlık olarak gerçekten hem kendimize hem etrafımıza ne kadar faydalı olabildiğimiz değil midir önemli olan...Bencilliği bir kenara bırakıp, merhamet duygusunu ne kadar ruhumuza öğretebildiğimiz değilmidir herşey den önemlisi.Ne kadar çok kazanıp, ne kadar çok harcadığımızdan ziyade,kime ne kadar yardım edip , bir gönüle nasıl dokunabildiğimuz değilmidir aslında hakikat. Evet bir yılı daha geride bıraktık, bir yaş daha yaşlandık ve insanlık olarak dünyanın sonunu kendi ellerimizle hazırlayışımızın bir yılını daha geride bıraktık. Daha çok bencil, daha çok acımasız olduk. Hep...