TERCİHLER VE SEÇİMLER
Tek
dünya, milyarlarca insan, milyonlarca karakter, binlerce farklı fikir, yüzlerce
doğru-yanlış, onlarca seçim yolu, tek bir hakikat, tek bir yaradan…
Bunca
karmaşa için de peki insan neye inanmalı?
Bu
dünya da her insanın yeri ayrıdır. Yaşaması için biçilmiş bir zaman dilimi,
doğruları ve yanlışları ile dolu bir takım yaşanmışlıklar, tek bir nefes,
geriye kalan sadece bir beden, onu kabul eden bir avuç toprak… İşte sadece
bunlardan ibaret ufak bir dilim. Göz açıp kapanırcasına geçen bir anlık bir
dilim.. Uzun gibi görünse de, nasıl geçtiğine inanamadığımız bir süreç insan
hayatı… Önemli olan o yolu ne kadar sürede kat ettiğimiz değil, hakikate
ulaşmada neler yaptıklarımız.
Peki insan neye göre seçim yapar? Doğru yada
yanlışı nasıl ayırt eder? Doğru kime göre gerçekten doğru, yanlış neye göre
yanlıştır. Ucu milyonlarca soruya açık, cevaplanması oldukça güç gibi görünen
bu iki kelimenin vicdan terazisinde tartımı ve ederi aslında çok kolay. Kim
için, ne için, neden, nasıl sorularına yer vermeden sessizce fikirleri vicdan
terazisine koyun ve tartın. Var olanların yarattığı sıkıntı içinizde ağır yer
edinirse, vicdanınızı bir kez daha sorgulayın. Tam tersi hissettiğiniz ferahlık
hiç ummadığınız kadarsa, yürüdüğünüz yol doğru yol, rotanızı şaşırmadan emin ve
sağlam adımlarla yürümeye devam edin.
Her
gün onlarca düşünce ile meşgul olan bu beynin doğru ve yanlışı ayırt edip,
rahatlamasında ki en büyük gücü tartışmanın gereği bile yok. Yoktan var eden
sonsuz kudreti ile, bizi bizden daha çok düşünen bir yaratıcının varlığını
hissedebilmek ne güzel.
İnsan
bu hayatta tek bir hakikat için yaşar. Tek bir amaca ulaşmak için elindeki
verileri kullanarak hareket eder. Yaşanan her ne olursa olsun, ulaşılması
gereken tek bir doğru vardır. Ulaşılması gereken o doğruya adım adım giderken,
hatalar yapılabilir. Hata yapmak kula mahsus olsa da telafisi Yaradan
tarafından tahmin edemeyeceğimiz derece de merhamet ile yapılıyordur kesin.
Önemli olan tekrar edilen hatalar değil, fark edilenin üstüne giderek bir daha
yapılmamasını sağlamaktır.
Doğru
ve yanlış olarak nitelendirdiğimiz bir sürü verilerle dolu hayatımızda,
attığımız adımlar hep sağlam olsun. Birileri için değil, hakikate ulaşmak
niyetiyle yürüsün o ayaklar. Gaflete düştüğümüz anlarda, bizi kendimize
getirecek, hakiki olana yaklaştıracak güzel düşünceli gönlü güzel insanlar
olsun yanımızda.
Ve
siz… Her ne olursa olsun, her ne yaşarsanız yaşayan, kendi kimliğinizle bir
ömür kendiniz olarak yaşamak istiyorsanız, asla ve asla başkalarının tercihine
göre hayat sürmeyin. Eğer başkalarının gittiği yolda giderseniz, sizin
istediğiniz gibi değil, bir başkasının tercihlerinden oluşan bir hayatı yaşamış
olursunuz. Ve böylece, kimliğinizi bir
kenara itip, bir başkasının fikirleriyle dolu bir bedeni taşıyarak, hakiki
hayatta sahte kimlikli biri olarak yolunuza devam edersiniz.
Tercihleriniz
sizi hiç pişman etmesin. Pişman olduklarınızı bir kenara itin, güçlü hissetmek
adına yolunuzdaki yeni fırsatlara bakın. Düşüncelerinizle vicdanınızın en güzel
harmanlandığı zamanda tercihlerinizi yapın. Ve ne yaşarsanız yaşayın, asla
pişman olmayın. Pişmanlıklarınız sizi pişirir, daha güçlü kılar. Daha sağlam,
daha yıkılmaz, daha gerçek olursunuz.
Tercihler
insanları yörüngesini belirler. Siz, siz olun kendi yörüngenizde hakikate
ulaşmak niyetiyle dönün durun!
Süreyya
KOCATEPE
03.04.2016

Yorumlar
Yorum Gönder