VELADET
‘ Bir ben vardır bende, benden içeri’ Münzeviliğin tesiri altında içsel sorguların katmerlendiği bir zamanın daha içinden geçerken geri de kalanların gönülde ve zihinde bıraktıklarını tamir etme gayretini bulma çabasındayım. Geride kalan sanki koca bir sukutuhayal, deliksiz koca bir boşluk. Yeis olma haliyle zehirlenen bedenlerin arasında insanın kendini alıkoyması imkânsız nerdeyse. Yıkık inançların, darmadağın düşüncelerin içinde kendine bir çıkış kapısı arayanlara bile sirayet eden bu akıl almaz halin beşerde yarattığı etkilerin izlerini düzeltme çabası ile geçiriyoruz günleri. Oysaki vakur olana özlemin derinliği giderek artıyor. İşte tam da bu noktada zahiri âlemin kör ettiği gözlerimizle batıniden koşarak uzaklaşıyoruz. Hasletin burnunu hakikate yöneltmediğimiz sürece kurtuluşa erebilir miyiz...