2019
Şimdi tüm süslü sözcükleri iğne oyalı mendillere sarıp, naftalin kokulu sandığın en dibine buruşturmak istemeden nazikçe yerleştiriyorum. Üstüne anısı olan eşyaların yer aldığı, yer yer bazı kısımları sararmış bohçaları bir bir koyuyor, naftalinin keskin kokusunu tekrar tekrar içime çekiyorum. Aklıma gelen her türlü olayı hafızamdan süzüp, eleğin altında kalanlarla ilgilenmeksizin üstündekilere tekrar bir göz atıyorum. Bazen açılmak için kırılmak gerekli. Söylemek için susmak, kazanmak için kaybetmek, var olmak için yok olmak. İşte bazen de susup, bir kenara çekilmek gerekli. Önce kendi içine çekilmek! Geçen bir yıl ne anlam ifade etti senin için? Yorgun ya da kırgınmısın? Üzgün yâda suskun? Bazen mutlu, bazen de hüzünlü mü? Gerçekler mi yordu yoksa? Hayallerin tam olarak nerde? Başkasından çok kendini mi kırdın? Kapıdan kovduğun umutlar geri gelmez mi? Üstünde dolaştığın bulutlar hangi iklimde kaldı? Değişeni bir rakamdan ibaret sayıyorsan bu sorularla meşgul ettiğin...